Nasılda başlamıştık,bakışmalarımıza,
Öyle özlerdik ki,birbirimizi.
Böyle oldu zaten benim sana tutulmam.
Galiba seninde öyledir.
Gezerdik gönlümüzün istediğince,
Ne hoyrattık o zaman biz.
Hatırlamısın.
Dediğimiz dedik bildiğimizi yapardık.
Sandalcı salih in teknesini nasıl kaçırmıştık,
Heyecan deli,sevgide deli olunca,
Hiç düşünmemiştik sandalcı salihi.
Ne ayıp yaptığımızı anlamıştık ama,
Bunu bize sandalcı salih öğretmişti,hatırladınmı.
O ekmeğini denizden kazanan adam,
Bize dersimizi tokattan daha fena vermişti.
Şimdi sandalcı salihin her bayramda,
Elini öpmeye giderim.
Sandalcı salih bana şöyle bir bakar,
Evlat nerede arkaşın,neden yalnızsın.
Öyle ezilirimki o zamanlar,
Ayrıldığımızı söyleyemediğim için.
Biz sandal değil,geleceğimizi kaçırmışız.
Sandalcı salih gene olgun gene babacan.
This entry was posted
on Salı, Temmuz 31st, 2007 at 17:27 and is filed under Siir A.
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
You can leave a response, or trackback from your own site.